TEKİRDAĞ ZİYARETİ
Uzunca süre ertelemelerin ardından nihayet Tekirdağ'a gidebildik. Büyük teyzenin gözü yollarda kalmıştı. Parçalı bulutlu seyreden hava, bizim için güneşli yüzünü göstermişti. Sahilde dolaşmaya gittik.
Sahilde önce renkli civcivlere rastladık. Bu civcivler kuluçkahanede boyanıp esnafa o şekilde ulaşıyormuş. "Bu boyalar hayvanlara zarar vermez mi?" diye sorduk endişeyle, "Abla zarar verse şimdiye yaşamazlardı" dedi adam umursamazca..
Sonraki durağımız, henüz çalıştırılmaya başlanmamış olan gezi vagonu oldu. Bu vagonlar raylar üzerinde gitmeyen cinste, lastik tekerlekli vagonlardı.
Gitmezken bile keyif veriyor hala :)
Daha sonra bir sahne keşfettik, sahildeki meydanın ortasında duran. "Dans etmeye hazır mısın?" baskılı bir tişörtü giymeyi seçen çocuktan ne beklersin? Hemen yukarı çıkıp başladı gösteri yapmaya..
Vee nihayet scooter'a binmesini engelleyen bilimum şeyi atlatmıştı. Şimdi yerde keşfettiği su birikintileri scootera binme işini daha da zevkli ve heyecanlı hale getiriyordu.
Anne şu suya baaak! Şurdan geçebilir miyim anne? Lüssen, lüssen!
Biz öylece gezinip, gözümüzü Toprak'tan ayırmazken, bizim dışımızda sahilin tadını çıkaran Tekirdağ'ın sokak satıcıları ve sakinlerini de görüntüledik.
Sahilin diğer kıyısına geldiğimizde iki eğlenceli şey daha keşfedecektik. Birincisi ATV idi.
Hemen atladı tabi duran araca. Sonra babasıyla birlikte binmesinin bir sakıncası olmayacağını öğrendik. Zaten kaskı da kafasındaydı :) Aşağıdaki veletin gurur ifadesine bakmaya değer..
inerken söylediği cümle: "gerçekten çok eğlenceliymiş!"
Aşağıda, ikinci eğlenceli şeyi fark ettiği aanı görüntülemeye çalıştım.. Adeta suratı şöyle diyordu: Oooouuuyyyiiihuuuuu!!!
Evet! Doğru tahmin ettiniz, bu bir çocuk parkıydı. Ama ne çocuk parkı! Dev gibi. Ev gibi. Gemi gibi. Ne desem ki? Biz bile sevindik görünce, onun adına :)
Büyük teyze bile sevindi.. Oh! Nihayet oturacak bir yer..
Önce babasından yardım istedi. Şu düz tahtaya tırmanmak ve kaymak pek zor geldi başlarda.
Sonra alıştı, cesaret geldi..
Bu parkta düşmek bile eğlenceliydi:
Artık hepimiz çok yorulmuştuk ve daha boydan boya yürümemiz gereken bir sahil vardı, çay bahçesine ulaşmak ve oturabilmek için..
Ah, evet! Ben de varım.. Tekirdağ'daki tek fotoğrafım.
Biraz yemek, biraz içmek, sıra geldi çekirdek yemeye..
Günün sonunda, bir arada olmaktan mutlu, mağrur insanlar.. :)
Tekirdağ'da sizinle olmak çok keyifliydi, çok özeldi.. Tadı damağımızda kaldı..
İyi ki varsınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder